03 Nisan 2025 Perşembe

Mescid-i Aksa'ya Baskın! Filistin'den İsrail'e Sert Tepki

Filistin, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in Mescid-i Aksa'ya yaptığı baskını sert bir dille kınadı. Yapılan açıklamada, bu eylemin milyonlarca Müslüman'a karşı bir provokasyon olduğu ve bölgedeki gerilimi tırmandırabileceği belirtildi. Peki, bu baskın ne anlama geliyor ve bölgede nelere yol açabilir?

Mescid-i Aksa Baskını: Provokasyon mu?

Filistin Dışişleri Bakanlığı, Ben-Gvir'in Mescid-i Aksa'ya gerçekleştirdiği baskının, bölgedeki çatışma riskini artırma potansiyeli taşıdığını vurguladı. Açıklamada, İsrailli yetkililerin Filistin topraklarını gasp edenlerle birlikte Mescid-i Aksa'ya girdiği ve burada Talmud ayinleri yaparak caminin kutsallığına saygısızlık ettikleri ifade edildi. Bu durum, Filistinliler arasında büyük bir öfkeye neden oldu.

Bakanlık, İsrail'in bu tür eylemlerle Mescid-i Aksa'yı zamansal ve mekansal olarak bölmeyi ve nihayetinde yıkımına zemin hazırlamayı amaçladığını iddia etti. Uluslararası toplumun İsrail'in ihlallerine sessiz kalmasının, bu tür provokasyonları teşvik ettiği belirtildi.

Uluslararası Toplumun Sessizliği

Filistin Dışişleri Bakanlığı, uluslararası toplumu İsrail'in işgalci güç olarak uluslararası hukuku ihlal etmesine karşı daha aktif bir rol oynamaya çağırdı. Yapılan açıklamada, uluslararası toplumun sessizliğinin İsrail'i Kudüs'ü ve kutsal mekanları hedef almaya teşvik ettiği vurgulandı. İsrail'in bu tür eylemlerle uluslararası hukuka meydan okuduğu ve barış çabalarını baltaladığı ifade edildi.

Uluslararası hukuk uzmanları, İsrail'in işgal altındaki topraklarda yaptığı eylemlerin uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtiyor. Bu tür ihlallerin bölgedeki gerilimi artırdığı ve barış sürecini zorlaştırdığı ifade ediliyor.

Kudüs'ün Statüsü Tartışması

Filistin Dışişleri Bakanlığı, Kudüs'ün Filistin devletinin ayrılmaz bir parçası ve ebedi başkenti olduğunu vurguladı. Ayrıca, kutsal mekanların Ürdün'ün vesayetinde olduğunu belirtti. İsrail'in yasa dışı ve tek taraflı uygulamalarının, Mescid-i Aksa'yı işgal etme veya milyonlarca Müslümanın gözündeki yerini değiştirme hakkı vermeyeceği ifade edildi.

Kudüs'ün statüsü, İsrail-Filistin çatışmasının en önemli konularından biri olmaya devam ediyor. Filistinliler, Doğu Kudüs'ü gelecekteki devletlerinin başkenti olarak görüyor. İsrail ise tüm Kudüs'ün kendi başkenti olduğunu iddia ediyor. Bu durum, bölgede sürekli bir gerilim kaynağı oluşturuyor.

Mescid-i Aksa'ya yapılan bu tür baskınlar, bölgedeki hassas dengeleri daha da bozabilir ve yeni çatışmalara yol açabilir. Uluslararası toplumun bu konuda daha aktif bir rol oynaması ve İsrail'in ihlallerine karşı somut adımlar atması gerekiyor. Aksi takdirde, bölgedeki barış umutları giderek azalabilir.

İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in Mescid-i Aksa'ya yaptığı baskın, Filistin'de büyük bir öfkeye neden oldu ve bölgedeki gerilimi tırmandırdı. Bu tür provokasyonların devam etmesi halinde, bölgede daha büyük çatışmaların yaşanması kaçınılmaz olabilir. Uluslararası toplumun bu konuda daha aktif bir rol oynaması ve İsrail'in ihlallerine karşı somut adımlar atması gerekiyor.

İlgili Haberler